12,900 USD
6+ Kişi
PRPAT270215
| Tarih | Sınıf | İki Kişilik Odada Kişi Başı |
Tek Kişilik Oda | Çocuk | Kontenjan | Rehber | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 15/02/27 01/03/27 |
12,900 USD | 14,650 USD | 6+ | ÜLKÜ SEVENER | Seçili |
-
1.Gün İstanbul - Buenos Aieres
15 Şub 2027
* İstanbul Havalimanında saat rehberimizle buluşup ilk durağımız olan Arjantin uçuşumuzu gerçekleştirmek üzere check-in ve pasaport işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Türk Hava Yollarının TK15 sefer sayılı uçağı ile Buenos Aires'e hareket ediyoruz. Ezeiza Uluslararası Havalimanı'na varışımızın ardından Arjantin'in başkenti Buenos Aires'e ulaşıyoruz. Uçaktan iner inmez, “Güney Amerika'nın Paris'i” olarak anılan bu şehrin zarif ritmini hissediyoruz. Geniş bulvarları, neoklasik binaları, köklü kafeleri ve tango melodileriyle bezeli meydanlarıyla Buenos Aires, bize yalnızca bir şehir değil, bir sahne sunar. * Havalimanından çıkışımızla beraber şehir merkezindeki otelimize transferimiz gerçekleştiriyor ve otelimize yerleşiyoruz. Konaklama: Hotel Madero vb. -
2.Gün Buenos Aires - Şehir Turu, Café Tortoni & Tango Gecesi
16 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından Buenos Aires'in büyülü ruhunu keşfe çıkıyoruz. İlk olarak şehrin en görkemli caddeleri: dünyanın en geniş yolu 9 de Julio, tiyatroları ve kitapçılarıyla Corrientes, İspanyol etkileriyle Avenida de Mayo. Obelisk gökyüzüne yükselirken, dışarıdan göreceğimiz Colón Tiyatrosu, kentin kültürel tacı olarak selamlıyor. Ardından Plaza de Mayo'ya varıyor, Casa Rosada'nın balkonundan halka seslenen liderlerin yankısını hatırlıyoruz. * Turumuzun devamında, rengârenk evleriyle ünlü La Boca'dayız. Caminito'nun sokak ressamları, göçmen geçmişin izleri ve tango melodileri burada hayat buluyor. Öğleye doğru modern yüzüyle Puerto Madero'ya geçiyoruz. Restoranları, köprüleri ve kırmızı tuğla binalarıyla şehrin yeniden doğmuş kısmı. Burada kısa bir mola veriyor, şehrin en eski kafesi Café Tortoni'de kahvemizi içiyoruz. Borges'ten Lorca'ya birçok sanatçının izini taşıyan bu mekân, Buenos Aires'in entelektüel kalbidir. * Öğleden sonra dünyanın en güzel kitapçılarından El Ateneo Grand Splendid'i görüyor, ardından aristokrat semt Recoleta'da Evita'nın mezarını ziyaret ediyoruz. Akşam, Buenos Aires'in en seçkin salonlarından birinde tango gösterisi bizleri bekliyor. Arjantin şarabı eşliğinde bandoneonun sesiyle şehrin ruhunu hissediyoruz. Konaklama: Hotel Madero vb. Yemekler: Kahvaltı -
3.Gün Buenos Aires - Ushuaia - Tierra del Fuego & Dünyanın Sonu Treni
17 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından rehberimiz eşliğinde havaalanına transfer oluyoruz ve uçuşla dünyanın en güneyindeki şehir Ushuaia'ya iniyoruz. And Dağları'nın karla taçlı zirveleri ile Beagle Kanalı'nın mavisi arasında yer alan bu kent, “dünyanın sonu”na uzanan yolculuğumuzun başlangıcıdır. * Havalimanında karşılanmanın ardından, rotamızı Tierra del Fuego Millî Parkı'na çeviriyoruz. 63.000 hektarlık bu koruma alanı, yalnızca dünyanın en güneydeki doğal parkı değil, aynı zamanda Yámana halkının izlerini taşıyan tarihî bir sahnedir. Pipo Vadisi boyunca ilerlerken Ensenada Körfezi'nde Redonda ve Estorbo adaları; karşı kıyıda Şili'nin karlı Montes Nevados silsilesi manzarayı süslüyor. Dönüş yolunda Roca Gölü, Lapataia Nehri ve Laguna Verde göreceklerimiz arasında. Her bir göl, Patagonya'nın farklı yüzünü suya yansıtır. * Günün en özel deneyimlerinden biri ise mahkûmların yolunu izleyen tarihi “Dünyanın Sonu Treni”dir. Buharlı lokomotif, karaçam ormanları ve dağ yamaçları arasında ilerlerken, bizleri bir yandan tarihe, bir yandan da Patagonya'nın vahşi doğasına taşıyor. * Akşam, otelimizde akşam yemeğimizi alıyor, Beagle Kanalı'na karşı huzurlu bir gece geçiriyoruz. Konaklama: Hotel Las Hayas Ushuaia Yemekler: Kahvaltı, Akşam -
4.Gün Beagle Kanalı & Ushuaia Şehir Turu
18 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından limana gidiyor ve tekneyle Beagle Kanalı'na açılıyoruz. Yolculuk boyunca adalar, kuşlar ve fok kolonileri bize eşlik ediyor. Isla de los Lobos'ta kızıl yeleli deniz aslanlarını, Isla de los Pájaros'ta kormoran ve albatros sürülerini görüyoruz. Ufukta beliren kırmızı beyaz kuleli Les Eclaireurs Feneri, 1930'da Cervantés gemisinin battığı kayalıkları aydınlatıyor; Fransız “La Romanche” seferinin inşa ettiği bu yapı, kanalın zorlu sularındaki bir umut ışığıdır. Sonrasında göreceğimiz Bridges Islands çevresindeki manzaralar ise unutulmaz bir atmosfer sunuyor. * Tekne turunun ardından öğle yemeğimizi yerel bir restoranda alıyor; Ushuaia mutfağının en özel lezzetlerinden biri kabul edilen kral yengeci deneyimliyoruz. Soğuk güney sularından çıkan bu özel tat, Patagonya sofralarının imza lezzetlerinden biri olarak bölgenin deniz kültürünü yakından tanıma fırsatı sunuyor. * Yemek sonrası Ushuaia şehir turumuza başlıyor; Yámana dilinde “güneşin battığı koya açılan liman” anlamına gelen şehir, 70 bin nüfusu, Martial sıradağlarının eteklerine kurulmuş konumu ve Beagle Kanalı'na bakan manzarasıyla dünyanın en güney ucundaki yaşamın simgesidir. San Martín Caddesi, La Misión mahallesi, ardından Brown ve Sikuer semtlerine uğruyor ve Martial Buzulu'na çıkan kıvrımlı yolları görüyoruz. Son durağımız, bugün müzeye dönüştürülmüş tarihî hapishane. 1947'ye kadar kullanılan bu yapı, Ushuaia'nın kaderini şekillendirmiştir. Konaklama: Hotel Las Hayas Ushuaia Yemekler: Kahvaltı, Öğle -
5.Gün Ushuaia - El Calafate - Patagonya'nın Stepleri & Cerro Frías
19 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından rehberimiz eşliğinde havaalanına transfer oluyoruz ve uçuşla El Calafate'ye varıyoruz. Lago Argentino kıyısında yer alan bu küçük kasaba, Patagonya'nın buzullara açılan kapısıdır. Havalimanından otele geçerek yerleşiyoruz. * Öğleden sonra 4x4 arazi araçlarıyla Nativo deneyimine çıkıyoruz. Patagonya'nın rüzgârla şekillenen uçsuz bucaksız steplerinde ilerlerken, bir yanda buz mavisi Lago Argentino, diğer yanda And Dağları'nın karlı zirveleri eşliğinde nefes kesici manzaralara tanıklık ediyoruz. Yol boyunca serbestçe dolaşan guanacoları, gökyüzünde süzülen yırtıcı kuşları görebiliriz. Rotamız üzerinde, bu toprakların ilk sakinlerinin izlerini taşıyan arkeolojik alanı ziyaret ederek Patagonya'nın binlerce yıllık geçmişine dokunuyoruz. * Günün sonunda, rüzgârdan korunaklı doğal bir mağarada hazırlanan sofrada akşam yemeğimizi alıyoruz. Patagonya'nın yerel lezzetleri ve şarapları eşliğinde bu sıra dışı mekânda günü tamamlıyor, ardından otelimize dönüyoruz. Konaklama: Posada Los Álamos Yemekler: Kahvaltı, Akşam -
6.Gün Perito Moreno - Yürüyen Buzun Görkemi
20 Şub 2027
* Sabah kahvaltımızın ardından ilk rotamız Los Glaciares Millî Parkı. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bu devasa alan, 600.000 hektarlık bir doğa mabedi. Yol boyunca Magellan Yarımadası'nı dolanırken ilk durağımız, halk arasında “Turn of the Sighs” olarak bilinen seyir noktası: burada ilk kez karşımıza çıkan Perito Moreno Buzulu, nefesimizi kesen büyüklüğüyle gözlerimizin önünde yükseliyor. * Parktaki yürüyüş platformlarından buzulun görkemini farklı açılardan izliyoruz. 60 metreyi aşan buz duvarları, maviyle beyazın yüzlerce tonunu barındırıyor. Zaman zaman çatırdayarak kopan dev parçaların göle düşüşü, doğanın görsel ve işitsel bir senfonisi gibi. Öğle yemeğimizi park içinde yer alan restoranda yerel Arjantin lezzetlerinden oluşan menü eşliğinde alıyoruz. * Öğleden sonra Lago Argentino üzerinde bir tekneyle buzulun devasa yüzüne yaklaşıyoruz. Suyun içinden yükselen buz kuleleri, güneşin altında kristal gibi parıldıyor. Buzulların çoğu geri çekilirken, Perito Moreno hâlâ büyümeye devam ediyor; bu özelliğiyle dünyanın nadir mucizelerinden biri. * Akşamüstü Calafate'ye dönüyor, otelimizde günü tamamlıyoruz. Patagonya'nın serin rüzgârı, bu dev doğa harikasının hatırasını uzun süre zihnimizde canlı tutuyor. Konaklama: Posada Los Álamos Yemekler: Kahvaltı, Öğle -
7.Gün Torres del Paine - Granit Kulelerin Gölgesinde
21 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından rehberimiz eşliğinde Cerro Castillo sınır hattı üzerinden Şili'nin en ünlü doğa harikasına, UNESCO Biyosfer Rezervi ilan edilen Torres del Paine Millî Parkı'na ulaşıyoruz. Park, dağları, buzulları, vadileri ve turkuaz gölleriyle dünyanın en iyi korunmuş ekosistemlerinden biridir. Yolda guanaco sürülerini, gökyüzünde süzülen kondorları görmek, bu coğrafyanın vahşi ve dingin ruhunu hissettirir. * İlk duraklarımızdan Laguna Amarga, parkın dramatik dağ siluetlerini yansıtan etkileyici manzarasıyla bizi karşılıyor. Ardından turkuaz rengiyle büyüleyen Lago Nordenskjöld kıyılarına ulaşıyor; göğe saplanmış gibi yükselen Torres del Paine kulelerini ve Cuernos del Paine'in ikonik formunu izliyoruz. Günün devamında Salto Grande şelalesinin güçlü akışını görüyor, ardından Lago Pehoé manzaraları eşliğinde parkın en fotojenik noktalarından birini keşfediyoruz. Son durağımız Lago Grey oluyor; kıyısında yapacağımız kısa yürüyüş sırasında suyun üzerinde süzülen buz parçaları Patagonya'nın büyüleyici doğasını tamamlıyor. * Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda aldıktan sonra Puerto Natales'a geçiyor, otelimize yerleşiyor ve akşam yemeğimizi otel restoranında alıyoruz. Konaklama: Hotel Remota veya benzeri Yemekler: Kahvaltı, Öğle, Akşam -
8.Gün Punta Arenas – Magdalena Adası: Magellan Penguenlerinin Dünyası
22 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından Punta Arenas'a hareket ediyoruz. Burada bizi Güney'in en özel doğa yolculuklarından biri bekliyor: Magellan Boğazı'nda tekneyle ada keşfi. Laredo Körfezi'nden hızlı botlarla yola çıkıyor ve yaklaşık 45 dakikalık yolculuğun ardından Magdalena Adası'na varıyoruz. Her yıl 120.000'den fazla Magellan penguenine ev sahipliği yapan bu ada, adeta siyah beyaz tüylerle kaplı dev bir sahne. Rehberimiz eşliğinde yapacağımız yürüyüşte, penguenlerin doğal yaşamını yakından gözlemliyor, uçsuz bucaksız koloniler arasında Patagonya'nın saf doğasını hissediyoruz.
* Dönüş yolculuğumuzda Magellan Boğazı'nın sularında kormoranlar, martılar ve deniz kuşları bize eşlik ediyor; şanslıysak sularda oyun oynayan yunusları da görebiliyoruz. Bu an, insanla doğa arasındaki en sahici buluşmalardan biri.
* Akşamüstü Punta Arenas'a dönüyor, Magellan Boğazı'na bakan konumuyla öne çıkan otelimize yerleşiyoruz. Otelde alacağımız akşam yemeğiyle, Güney'in bu büyüleyici vahşi yaşam deneyimini hafızamızda canlı tutarak günümüzü sonlandırıyoruz.Konaklama: Hotel Diego de Almagro Punta Arenas vb.
Yemekler: Kahvaltı, Akşam -
9.Gün Santiago - Tarih ve Modernliğin Kucaklaştığı Başkent
23 Şub 2027
* Sabah kahvaltımızın ardından havaalanına transfer oluyor ve uçuşla Şili'nin kalbine, Santiago'ya varıyoruz. And Dağları'nın eteklerinde kurulu bu başkent, kolonyal geçmişin izlerini modern gökdelenlerle buluşturan enerjik bir şehir. Havalimanında karşılanmamızın ardından doğrudan şehir turumuza başlıyoruz. * İlk durağımız, 18. yüzyıldan kalma zarif bir yapı olan La Moneda Sarayı. Bir zamanlar sömürge dönemi darphanesi olan bu bina, bugün Şili hükümetinin merkezi. Ardından şehrin kalbi sayılan Plaza de Armas'a geçiyoruz. Burada yükselen 19. yüzyıl yapısı Santiago Katedrali, etrafındaki koloniyal binalar ve cumhuriyet dönemi anıtlarıyla, geçmişin ve bugünün iç içe geçtiği bir manzara sunuyor. * Öğle yemeğimizi şehrin seçkin bir restoranında alıyoruz. Geleneksel Şili mutfağının incelikleri ve bölgenin önde gelen şarapları eşliğinde Santiago'nun gastronomik yüzünü de keşfediyoruz. Öğleden sonra modern mahalleler, geniş caddeler ve Andlar'a doğru uzanan manzaralarla şehir turumuz tamamlanıyor. Konaklama: Hotel Intercontinental Yemekler: Kahvaltı, Öğle (yerel restoranda) -
10.Gün Valparaíso - Viña del Mar - Şili'nin Kıyıdaki İncileri
24 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından Santiago'dan ayrılıyor ve 120 km batıya, 68 numaralı yol üzerinden Valparaíso'ya gidiyoruz. Bir zamanların en önemli limanı olan bu şehir, bugün hâlâ rengârenk evleri, sarp yamaçlara kurulmuş sokakları ve nostaljik havasıyla UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Concepción ve Alegre tepelerine çıkan eski funikülerle şehrin panoramasını seyrediyor, bohem ruhunu hissediyoruz. Limanda, okyanusun sonsuzluğunu izlerken Valparaíso'nun edebiyata ve sanata ilham kaynağı olmuş yüzünü keşfediyoruz. * Ardından kısa bir yolculukla ünlü sahil kasabası Viña del Mar'a geçiyoruz. “Bahçe Şehir” olarak anılan bu zarif beldede, rengârenk çiçeklerle süslü Flower Clock, kıyıya yaslanan Wulff Şatosu ve Arap esintileri taşıyan görkemli konak bizi karşılıyor. Burada ayrıca, Fonck Müzesi önünde sergilenen gerçek bir Paskalya Adası Moai heykelini görüyoruz; Şili'nin farklı kültürel mirasları tek bir karede buluşuyor. Son durağımız Reñaca Plajı, Pasifik'in dalgalarının kıyıya vurduğu bu sahilde nefesleniyoruz. * Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda aldıktan sonra Santiago'ya dönüyor, otelimizde konaklıyoruz. Konaklama: Hotel Intercontinental vb. Yemekler: Kahvaltı, Öğle (yerel restoranda) -
11.Gün Santiago - Paskalya Adası | Moai Heykellerinin Gizemli Adası
25 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından rehberimiz eşliğinde Santiago Havalimanı'na transfer oluyor ve saat 11:05'te LATAM Havayollarının LA843 sefer sayılı uçağıyla Pasifik Okyanusu'nun ortasında, dünyanın en gizemli adalarından biri olan Paskalya Adası'na hareket ediyoruz. Yerel saatle 14:30'da adaya ulaşıyoruz. Yerel adıyla Rapa Nui, yalnızca coğrafi olarak değil, kültürel olarak da dünyanın en özel noktalarından biridir. Uçaktan indiğimiz anda okyanusun tuzlu rüzgârı, volkanik toprakların koyu rengi ve ada halkının sakin ritmi bizi bambaşka bir dünyaya davet eder. * Havalimanında karşılanmamızın ardından otelimize transfer oluyor ve kısa bir dinlenme molası veriyoruz. Öğleden sonra saat 16.00 civarında adanın ilk keşfine çıkıyoruz. İlk durağımız Ahu Uri ve çevresindeki kutsal alanlar oluyor. Ardından kırmızı taş başlıkların çıkarıldığı Puna Pau taş ocağına gidiyoruz. Burada moai heykellerinin üzerinde görülen pukao adı verilen kırmızı taş başlıkların nasıl şekillendirildiğini öğreniyoruz. * Günün devamında okyanusa ve gökyüzüne aynı anda bakan Ahu Akivi'yi ziyaret ediyoruz. Adanın iç kesimlerinde yer alan bu yedi moai, ufka doğru sessizce bakarken Rapa Nui halkının astronomi, inanç ve doğa ile kurduğu derin bağı hissettirir. Son olarak Tahai bölgesinde gün batımına doğru taş heykellerin gölgesinde adanın büyülü atmosferini yaşıyoruz. Akşam otelimize dönüyor, Pasifik'in ortasında huzurlu bir gece geçiriyoruz. Konaklama: Hotel Altiplanico Rapa Nui Yemekler: Kahvaltı -
12.Gün Paskalya Adası - Rano Raraku, Tongariki & Anakena
26 Şub 2027
* Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Rapa Nui kültürünün kalbine uzanan tam günlük ada turumuza başlıyoruz. İlk duraklarımızdan Vaihu ve Akahanga, devrilmiş moai heykelleri, taş platformlar ve eski yerleşim izleriyle adanın geçmişine sessizce tanıklık eder. Burada her taş, bir klanın hikâyesini; her platform, atalara duyulan saygının izlerini taşır. * Ardından adanın en etkileyici noktalarından biri olan Rano Raraku taş ocağına ulaşıyoruz. Moai heykellerinin büyük bölümünün doğduğu bu volkanik yamaç, adeta açık hava müzesi gibidir. Toprağa yarı gömülü dev yüzler, tamamlanmamış heykeller ve yamaç boyunca uzanan taş bedenler, Rapa Nui halkının hayal gücünü ve mühendislik becerisini gözler önüne serer. Burada Moai Tukuturi gibi farklı formdaki heykelleri de görme fırsatı buluyoruz. * Öğle yemeğimizi Rano Raraku bölgesindeki yerel restoranda alıyoruz. Yemeğin ardından adanın en görkemli sahnelerinden Ahu Tongariki'ye geçiyoruz. Okyanusa sırtını vermiş on beş moai, gökyüzüne karşı görkemli bir siluet oluşturur. Daha sonra Te Pito Kura ve Ahu Nau Nau ziyaretleriyle devam ediyoruz. Günün sonunda beyaz kumları ve palmiyeleriyle ünlü Anakena Plajı'na ulaşıyoruz. Burası hem adanın en güzel kıyılarından biri hem de Rapa Nui tarihinin başlangıç noktalarından biridir. Akşam otelimize dönüyor ve adadaki konaklamamıza devam ediyoruz. Konaklama: Hotel Altiplanico Rapa Nui Yemekler: Kahvaltı, Öğle -
13.Gün Paskalya Adası - Santiago | Kraterler, Kutsal Köyler ve Kıtaya Dönüş
27 Şub 2027
* Sabah kahvaltısının ardından Paskalya Adası'ndaki son keşiflerimize başlıyoruz. İlk durağımız, taş işçiliği ve platform mimarisiyle dikkat çeken Ahu Vinapu oluyor. Buradaki düzgün taş duvarlar, adanın eski ustalarının incelikli mimari anlayışını gösterir. Ardından rotamızı, Rapa Nui'nin en etkileyici doğal oluşumlarından biri olan Rano Kau Volkanı'na çeviriyoruz. Dev kraterin içinde yer alan sazlık göl, gökyüzü ve okyanusla birleşerek adanın en çarpıcı manzaralarından birini sunar. * Krater kıyısından ilerleyerek Orongo tören köyüne ulaşıyoruz. Burası, Rapa Nui kültüründe büyük öneme sahip olan kuş adam inancının merkezidir. Taş evler, rüzgârla aşınmış kayalar ve okyanusun ortasında görünen küçük adacıklar, burada gerçekleştirilen eski ritüellerin atmosferini hâlâ taşır. Rehberimizin anlatımları eşliğinde, adanın yalnızca moai heykellerinden ibaret olmadığını; inançları, törenleri ve efsaneleriyle çok katmanlı bir kültüre sahip olduğunu daha yakından anlıyoruz. * Turun ardından öğle saatlerinde adada serbest zaman veriyoruz. Ardından havalimanına transfer oluyor ve saat 17:20'de LATAM Havayollarının LA844 sefer sayılı uçağıyla Santiago'ya hareket ediyoruz. Gece yarısı, saat 00:05'te Santiago'ya varışımızın ardından rehberimiz tarafından karşılanıyor ve otelimize transfer oluyoruz. Pasifik'in ortasında yaşadığımız bu benzersiz deneyimin ardından Santiago'da konaklıyoruz. Konaklama: Hotel Intercontinental Santiago Yemekler: Kahvaltı -
14.Gün Santiago - Yolculuğun Finali
28 Şub 2027
* Gece geç saatte vardığımız Santiago'da sabahı dinlenerek karşılıyor, otelimizde alacağımız kahvaltının ardından son saatlerimizi değerlendiriyoruz. And Dağları'nın eteklerinde geçirdiğimiz bu final sabahında, yolculuğun tüm izleri zihnimizde bir araya geliyor: Buenos Aires'in tango melodileri, Ushuaia'nın dünyanın sonuna açılan limanı, Perito Moreno'nun mavi buz duvarları, Torres del Paine'in granit kuleleri, Magellan penguenleri ve Pasifik'in ortasında sessizce yükselen moai heykelleri… * Belirlenen saatte rehberimiz eşliğinde otelimizden ayrılıyor ve Santiago Havalimanı'na transferimizi gerçekleştiriyoruz. Havalimanına varışımızın ardından check-in ve pasaport işlemleri için gerekli hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Bu noktada yerel hizmetlerimiz sona eriyor. Yemekler: Kahvaltı Konaklama: Dönüş günü -
15.Gün İstanbul
01 Mar 2027
* İstanbul Havalimanına varışımızla beraber bu eşsiz rotamızın sonuna gelmiş oluyoruz. * Güney Amerika’nın en büyüleyici coğrafyalarından geçen bu yolculuktan geriye, yalnızca görülen yerler değil; rüzgârın, buzun, okyanusun ve kadim kültürlerin hafızamızda bıraktığı izler kalıyor. Patagonya’nın vahşi doğasından Paskalya Adası’nın gizemine uzanan bu özel keşif, dünya değişmeden görülmesi gereken rotaların en unutulmazlarından biri olarak hafızamızda yerini alıyor. Bir sonra ki Dünya Değişmeden özel rotasında görüşmek dileğiyle
